Tarihin Unutmadığı Bir Emir!
Journalist Author; C.Sezgin
GÖZLEMLER ve DÜŞÜNCELER:
VARAN 146
TARİHİN UNUTMADIĞI BİR EMİR!
Bazı sözler vardır; söylendiği günün sınırlarını aşar, nesilden nesile aktarılır. Bazı insanlar vardır; isimleri yalnızca tarih kitaplarında değil, bir milletin hafızasında yaşar.
İşte Şehit Binbaşı Hüseyin Avni Alparslan böyle bir kahramandır.
1876 yılında Giresun’un Tirebolu ilçesinde dünyaya gelen Hüseyin Avni Alparslan; Balkan Savaşları’ndan I. Dünya Savaşı’na, Harşit Savunması’ndan Millî Mücadele’ye kadar vatanın en zor günlerinde görev yapan, yalnızca silahıyla değil kalemiyle de mücadele eden bir Türk subayıydı.
Onu farklı kılan yalnızca cephede gösterdiği cesaret değildi.
O, aynı zamanda bir fikir insanıydı.
Yazılarıyla Türk milletinin bağımsızlık ve vatan sevgisini savunan Hüseyin Avni Alparslan, Millî Mücadele yıllarında Giresun’un yetiştirdiği önemli kahramanlardan biri olarak tarihe geçti.
- GÖNÜLLÜ ALAYI’NIN BAŞINDA
Millî Mücadele’nin ateşten günlerinde Giresun Askerlik Şubesi Başkanı olarak görev yapan Hüseyin Avni Alparslan, Topal Osman Ağa ile birlikte 42. Gönüllü Alayı’nın oluşturulmasında rol aldı ve alayın komutanlığını üstlendi.
Karadeniz’in yiğit insanlarından oluşan bu gönüllüler, vatanın bağımsızlığı için cepheye koştu.
Onların elinde belki sınırsız cephane yoktu.
Ama inanç vardı.
Vatan sevgisi vardı.
Ve teslim olmamaya yemin etmiş bir milletin iradesi vardı.
“SAVAŞACAKSIN!”
Sakarya Meydan Muharebesi’nin en çetin anlarında cephane tükenme noktasına geldiğinde Binbaşı Hüseyin Avni Alparslan’ın askerlerine verdiği emir, bugün hâlâ Millî Mücadele ruhunun en çarpıcı ifadelerinden biri olarak hatırlanıyor:
“Tüfeğin elinden düşerse sopayla, o da kırılırsa taşla, taş da biterse yumrukla mücadele edeceksin!”
Bu söz, yalnızca bir askerî emir değildir.
Bu söz; “Vatan için mücadele, imkânların bittiği yerde bitmez” anlayışının adeta özüdür.
Mühimmat biter…
Silah kırılır…
Cephane tükenir…
Ama mücadele bitmez!
Çünkü ortada yalnızca bir savaş değil, bir milletin bağımsızlık mücadelesi vardır.
SON KURŞUNA KADAR…
30 Ağustos 1921…
Haymana cephesinde, Mangaldağı ve Şerefligökoğuz mevkilerinde düşmanın Ankara’ya ilerleyişini durdurmak için savaşan 42. Gönüllü Alayı’nın başında yine en öndedir.
Binbaşı Hüseyin Avni Alparslan, askerlerine söylediğini kendisi de yaptı.
Cepheden geri çekilmedi.
Korkmadı.
Milletinin kaderinin belirlendiği o büyük mücadelede, vatan uğruna şehadete yürüdü.
30 Ağustos 1921 tarihinde şehit düştü.
Geride ise yalnızca bir askerî başarı değil, gelecek kuşaklara bırakılmış büyük bir vatan ve mücadele mirası kaldı.
GİRESUN’UN KAHRAMAN EVLADI
Bugün Giresun’un sokaklarında, ilçelerinde, köylerinde yaşayan bizler için Hüseyin Avni Alparslan’ın adı yalnızca geçmişe ait bir isim değildir.
O isim;
Vatan demektir.
Bağımsızlık demektir.
Fedakârlık demektir.
Kararlılık demektir.
Ve en önemlisi, “Bu vatan için sonuna kadar mücadele ederim” diyebilmektir.
TBMM tarafından kendisine Kırmızı Kurdeleli İstiklal Madalyası tevcih edilen bu kahraman, Giresun’un Millî Mücadele tarihindeki onurlu yerinin de simgelerinden biridir.
BUGÜN BİZE DÜŞEN…
Bugün elimizde silah yok.
Cephede değiliz.
Ama tarihimizin bize yüklediği başka bir sorumluluk var:
Kahramanlarımızı unutmamak!
Çünkü bir millet geçmişindeki kahramanlarını unutursa, geleceğini de hafızasız bırakır.
Şehit Binbaşı Hüseyin Avni Alparslan’ın o tarihi emri bugün farklı bir anlamla yeniden okunabilir:
Tüfek yoksa iradenle…
Sopa yoksa cesaretinle…
Taş yoksa inancınla…
Her şey biterse yumruğunla değil, yüreğinle mücadele edeceksin!
Çünkü vatan sevgisi, şartlara göre değişen bir duygu değildir.
Ve bazı kahramanlar vardır ki, şehit oldukları gün değil; unutuldukları gün gerçekten kaybedilirler.
Hüseyin Avni Alparslan’ı unutmayalım.
Millî Mücadele’nin isimsiz kahramanlarını unutmayalım.
Çünkü bugün üzerinde özgürce yaşadığımız bu toprakların altında, vatan için canını verenlerin imzası vardır.
Ruhları şad, mekânları cennet olsun.
Ne mutlu, vatanı uğruna canını ortaya koyan kahramanları unutmayanlara!
(Giresun Hürses/30.08.2026)